Aşırı Koruyan Anne Babalar

Anne baba olmak bebeğin doğumu ile başlayan, kendi içinde pek çok mutluluğu, sevinci, heyecanı barındıran, kimi zaman korkulan, kaygı duyulan, farklı duyguların deneyimlendiği uzun bir yolculuktur. “Acaba nasıl bir anne baba olacağız?” düşüncesiyle adım atılan bu yolculuk, zaman içerisinde anne babanın kendini keşfettiği, hayattaki konumlarını yeniden belirledikleri, yeni sorumluluklar üstlendikleri, çocuklarını yetiştirirken kendi anne babalarından izler aradıkları ya da o izlerden olabildiğince uzak durmaya çalıştıkları bir sürece dönüşür.

Anne babalar için çocukları özeldir ve onların iyi yetişmelerini, hayata hazırlanmalarını, zarar görmemelerini, güzel şeylere sahip olmalarını, iyi bir yaşam sürmelerini arzu ederler. Çocukları için en iyisini yapma gayreti, mükemmel olma kaygısı her zaman zihinlerinin bir köşesindedir. Ama bazı anne babalar bunu gerçekleştirirken aşırıya kaçabilirler. Bunu da çocuklarını gereğinden fazla kontrol ederek, çocuklarının üstlenmesi gereken sorumlulukları kendileri üstlenerek olması gerekenden fazla özen ve hassasiyet göstererek yaparlar. Aşırı korumacı tutum olarak adlandırdığımız bu durum; çocuğu düştüğünde kendi başına ayağa kalkmasına fırsat vermeme, çocuğunun yerine ödevini, projesini yapma, yemeğini kendi yiyebilecek olan çocuğuna yemeğini yedirme gibi çeşitli örneklerle karşımıza çıkabilir.

İçinde bulunduğumuz toplumda aşırı korumacı tutum iyi anne babalıkla eş değer görülebilmektedir. Bu nedenle bazı anne babalar da çocuğunun kendisi için bir şey yapmasına izin vermeyip onun adına her işi yaparak iyi anne baba olmaya çalışırlar. İyi yıkanamaz diye kendi başına yıkanmasına, hasta olur diye spor yapmasına izin vermeyen, yalnız yatamaz diye yanında yatarak çocuğunu aşırı koruyan, kollayan anne babalar tüm iyi niyetlerine rağmen çocuklarına zarar verebilirler. Günümüzde dengeli, tutarlı anne baba tutumlarının çocuk gelişiminde önemi vurgulanırken neden bazı anne babalar çocuklarını olması gerekenden daha fazla korurlar? Çocuklarının yaşına ve gelişimine uygun olduğu halde neden bazı şeyleri çocuklarının yerine yaparlar?

Anne Babaların Çocuklarını Aşırı Koruma İhtiyaçları

Anne babaların kendi anne babalarından gördükleri ya da görmeyi arzu ettikleri tutumlar kendi çocuklarını yetiştirmede belirleyici olabilir. Bazı anne babalar ebeveynlerinden gördükleri, öğrendikleri aşırı korumacı tutumu modelleyerek bu tutumla çocuklarını yetiştirebilirler. Anne babası tarafından yeterince ilgi gösterilmeden yetiştirilen ebeveynler ise “Çocuğuma anne babamın bana davrandığı gibi davranmayacağım.” düşüncesiyle hareket ederek çocuklarına ilgi gösterme konusunda aşırıya kaçabilirler.

Dış dünyanın tehlikelerle dolu olduğu düşüncesi de aileleri çocukları konusunda endişe duymaya ve hassas davranmaya itebilir. Her anne babanın çocuğuyla ilgili kaygıları olabilir. Gerek yazılı gerek görsel basında şiddet içerikli haberlerin sıkça yer alması, ailelerde her yerin tehlikeli, güvensiz olduğu algısını yaratırken kaygılı anne babalar çocuklarını daha fazla koruma ihtiyacı duyabilirler. Aşırı korumacı anne babaların bu tutumları çocukları çok küçükken başlayıp birer yetişkin olduklarında bile devam edebilir.

Anne babanın geç yaşta ya da uzun bir zamandan sonra çocuk sahibi olması, çocuğun bir hastalığa yakalanması ve bu hastalığı atlatmış olması ya da ciddi bir kaza geçirmiş olması da anne babanın kaygısını artıran nedenlerden biri olabilir. Çocuklarının başına kötü bir şey geleceği endişesiyle korumacı bir tutum gösterebilirler.

Bazı anne babalar da çocuklarının hayatını kolaylaştırmak için onun adına her şeyi yapmaya çalışırlar. Bunu gerçekleştirdiklerinde çocuklarının mutlu olacağına inanırlar. Kendilerini de içsel olarak rahatlattıkları için bu durumun çocuğun gelişim sürecine olumsuz etkisini göz ardı ederek böyle davranmaya devam edebilirler.

Bazen de iyi gitmeyen evliliklerde; ebeveynler evlilikten beklediği doyumu alamadığında, ilişkide kendilerini yalnız hissederek çocuklarını aşırı koruyan bir tutum sergileyebilir. Kendini çocuğuna adayan annenin, çocuğundan bahsederken “biz” diye başlayan cümleler kurduğu, çocuğuyla iç içe geçen bir hayatı olduğu görülebilir. Bu duyguyu

yaşayan ebeveynin çocuğunun sürekli kendine ihtiyacı olduğuyla ilgili düşünceleri vardır. Evlilikte karşılanamayan duygusal ihtiyaçları bu yolla giderilmeye çalışılır.

Aşırı korumacı anne babaların genelde mükemmelliyetçi, aşırı kaygılı, sabırsız, özverili, titiz, sürekli kötü bir şey olacağı endişesi taşıyan insanlar oldukları görülür. Bu özellikleri gösteren anne babaların çocuklarıyla ilgili fiziksel, duygusal ve düşünsel boyutta meşguliyetleri çok fazla olduğu için bir süre sonra kendi hayatları da çekilmez bir hale gelebilir.

Aşırı Korunarak Büyüyen Çocuklar

Aşırı korumacı davranan aileler, çocuklarına sürekli müdahale ettikleri ve korumacı bir tutum sergiledikleri için çocuklarının doğal gelişimini olumsuz etkilerler. Her şeyine müdahale edilen çocuğun, özgüven ve sorumluluk sahibi olmasının, problem çözme becerisi edinmesinin kolay olmadığı görülür. Bu tutumla büyüyen çocuk zaman içerisinde kendi başına karar veremeyen, çevresinden sürekli onay bekleyen bir birey olabilir. Anne babalar çocuklarının zorluklarla baş edebilmesine, hatalarını yaşayarak öğrenmesine, yeri geldiğinde hayal kırıklığı yaşamasına, engellerle karşılaşmasına ve bu engellere karşı tolerans gösterebilmesine, ayakları üzerinde durabilmesine fırsat vermelidir ki çocukları daha özgüvenli, bağımsız bireyler olabilsinler.

Aşırı korumacı tutumla büyüyen çocuklar, anne babadan bağımsız hareket edemeyen, kendi işini kendi halledemeyen bireyler olabilirler. Örneğin; 8 yaşına geldiği halde ayakkabısını kendi bağlayamama, kıyafetlerini giyiyip çıkaramama, kendi yıkanamama, tuvalet temizliğini bile anne ya da babasından bekleme vb. gibi durumları bu tutumla yetişen çocuklarda görmek mümkündür. Ayakkabısını bağlamak için eğilen çocuğunu ilk başta izleyen anne ya da baba sabredemeyip çocuğunun ayakkabısını bağladığında bu davranışıyla çocuğunu hazıra ve kolaya alıştırır. Belki çocuğunun ayakkabısını bağlamakla o an sorunu hızlıca halledebilir. Ancak çocuğunun bireyselleşme çabasını engellediğinden çocuk bunu nasıl yapması gerektiğini öğrenemez. Çocuğun yaşına uygun sorumluluklar verilmesi, yapabildiğine ilişkin deneyimlerinin olması ve başardığı işleri görmesi kendine olan güvenini ve becerilerini geliştirecektir.

“Anne-babaların sorumluluğu çocuklarına bir yol çizmek değil, bir yol haritası vermektir.”

– Jackson Brown

Anne babalar çocukları zorlukla karşılaşmasın, sıkıntı yaşamasın, bir dediği iki olmasın düşüncesiyle onun adına her şeyi yaparlar. Aslında farkında olmadan “Sen kendi başına bu işi beceremezsin.” mesajını vererek çocuğun yetersizlik duygusu yaşamasına ve olumsuz benlik algısı geliştirmesine neden olabilirler. Çocuğun duygularını ifade etmesine fırsat vermek, fikirlerine, seçimlerine ve kişiliklerine saygı duymak kendisini değerli hissetmesine olanak verecektir.

Her ihtiyacı anne babası tarafından karşılanan çocuk, kendi ihtiyaçları ile ilgili farkındalığı düşük, çekingen bir birey olabileceği gibi sadece kendi ihtiyaçlarını önemseyen bencil, sürekli sınırları genişletmeye çalışan bir birey de olabilir. Aynı zamanda ruhsal olarak sağlıklı gelişimi engellenmiş olduğundan, yetişkin yaşamında da, her şeyi çevresinden bekleyen, talep eden, daha çocuksu tutumlar sergileyebilir.

Aşırı korumacı tutumla büyüyen çocuklarda, aşırı bağımlı ve edilgen bir yapı geliştiği için, ergenlik döneminde de sorun yaşadıkları ve bu sorunlarla başa çıkma konusunda güçlük çektikleri görülür. Ergenlik, anne babadan ayrı bir kimlik oluşturma ve bağımsızlaşma çabasının görüldüğü bir dönemdir. Bağımsızlık arayışında olan ergen, kendi seçimlerini yapmak ve dış dünyaya açılmak ister. Ancak; anne babanın ergenin dünyasına gereğinden fazla müdahalesi olduğunda ergende agresyon, anne babayla aşırı çatışma ya da onların her dediğini kabullenme, kendi başına karar verememe davranışlarını görmek olasıdır.

Anne babalar, çocuklarının kendilerinin bir uzantısı olmadığını, onların farklı duygu, düşünce, davranış ve beklentilere sahip bireyler olduklarını unutmamalıdırlar. Kendi kararlarını alabilen, sorunlarını çözebilen, sorumluluklarını yerine getiren, olumlu benlik algısına sahip bir birey olabilmelerinde anne baba tutumların önemi büyüktür. Ebeveynlerin çocuğuna güvenmesi, çocuğunun ihtiyaç hissettiğinde anne babasından yardım alabileceğini bilmesi, çocuğun kendini güvende hissetmesine yardımcı olacaktır.

Yazan:
Melek Atakul
Uzman Psikolojik Danışman