Kendini Gerçekleştirme Yolunda Meslek Seçimi

Ergenliği -en genel anlamıyla- bireyin “Ben kimim?” sorusuna cevap bulmaya başladığı gelişim dönemlerinden biri olarak tarif edebiliriz. Bireysel farklar ve çevre etkisiyle değişkenlikler gösterse de ergenlik dediğimizde, ortaokulun son yılları ve lise yılları aklımıza gelir. Bu dönemde ergenler yavaş yavaş bedenini kabul etme, kendi cinsiyetine uygun rol geliştirme, olgun ilişkilere girme, yetişkinlerden bağımsızlaşma, bir değerler sistemi kurma, gittikçe daha sorumlu davranma veya ilgi ve yeteneklerine uygun bir meslek edinme konusunda gelişim aşamalarından geçerler.

Ülkemizin önde gelen meslek danışmanlarından Yıldız Kuzgun, mesleki gelişimi bireyin giderek karmaşıklaşan çalışma yaşamı içinde kendine uygun bir yer bulmak ve o ortamda kendini gerçekleştirebilmek için gerekli davranışları geliştirme süreci olarak tanımlar. Bu tanım göz önüne alındığında, mesleki gelişim her ne kadar yaşam boyu süren bir süreç olsa da, kim olduğunu daha gerçekçi bir bakışla keşfetmeye başlayan ergenler için çok daha merkezi ve belirleyici bir önem taşıdığı açıktır.

Kendini ve Meslekleri Tanıma

Olgunluk düzeyleri farklılık gösterse de her birey,  bir “kendini tanıma yolcusu” olarak değerlendirilebilir. Yıldız Kuzgun’a göre meslek seçimi söz konusu olduğunda kişinin kendini bilmesi, aşağıdaki unsurları açık ve net biçimde tanımlayabilmesi demektir (Kuzgun, 2014):

  • Hangi çalışma alanının gerektirdiği görevleri yerine getirebileceğini,
  • Sahip olduğu yetenekleri,
  • Hangi çalışma ortamından ve ne tür işlerden daha fazla doyum sağlayacağını,
  • İlgi alanlarını ve mesleki etkinliklerden hangi yararları beklediğini,
  • Mesleki değerlerini.

Ergenlik döneminde gençler, soyut düşünmenin gelişmesiyle birlikte kendilerini diğerlerinden yavaş yavaş ayırarak, bireysel ve fiziksel özelliklerini, duygusal ve sosyal becerilerini, nasıl göründüklerini, neleri yapıp yapamadıklarını, kendilerini tanımladıkları iş ve faaliyetleri gerçekçi bir gözle değerlendirmeye başlarlar. Aynı anne-babanın büyüttüğü, aynı kültür ortamında büyüyen ikizlerde bile yetenek, ilgi, istek, beceri ve benzeri yönelimler veya performanslar farklılaşabilmektedir.

Mesleğe yönelme sürecindeki genç, kendini tanımaya ilk öğrenmeleri ve çocukluk hayalleriyle başlar. Bu aşamada, çocukluk hayallerini gerçek dünya ile karşılaştırır ve düşlerini sorgular. Çocukluk döneminde işi oyun oynamak iken genç olduğunda oyun ve gerçeği ayrıştırmaya başlamıştır. Bununla birlikte genç, yakın çevresinde bulunan yetişkinlerin yürüttüğü işleri fark eder, değerli veya gerekli gördüğü bilim, sanat, spor ve hobi gibi faaliyetlere yönelebilir. Çoğunlukla salt istek ve ilgilerinin şekillendirdiği bu uğraşlar kişisel sınırlarını test ettiği denemelerden oluşur. Bazen de bu uğraşlar gencin gelecekte yaşamayı düşündüğü hayatın kilometre taşlarını oluşturabilir. Bu dönemde ergenler, çoğu zaman ebeveynleri tarafından, maymun iştahlı olduklarıyla ilgili eleştirilirler. Tıpkı çocukluk fantezileri gibi bu denemeler de gereklidir ve kendine uygun mesleği bulmak için gencin kişisel referansı olması açısından bu dönemde çok işlevsel olabilmektedir.

Lise yıllarındaki deneyimlerin, kendilerini tanıma ve çevrelerini araştırmalarının, kariyer uyum düzeylerinin yüksek olmasına ve bunun da doyum sağlayabilecekleri ve başarılı olabilecekleri kariyer kararları almalarına doğrudan etkisi vardır (Super ve arkadaşları, 1996).

Ülkemizde üst eğitim kurumlarına yönelik ilk kritik seçimin, lise türü tercihiyle başlaması dikkat çekicidir. Ancak bu yaş dönemindeki bir genç için lise türü seçmek çoğu zaman erkendir; çünkü gençler henüz mesleki ilgi ve yönelimlerinin netleşmediği, yani tam anlamıyla bir “mesleki billurlaşma” sürecine girmedikleri bir dönemde karar vermek zorunda kalmaktadır.

Meslek liseleri, fen liseleri veya anadolu liseleri gibi belirli bir akademik ya da mesleki yönelimi olan okul türlerini seçmek, özellikle gencin ilgi ve yetenekleri henüz şekillenmemişse zorlayıcı olabilir. Bunun nedeni, bu okulların eğitim programlarının doğrudan profesyonel eğitime hazırlayan üst eğitim kurumlarının beklentilerine göre düzenlenmiş olmasıdır. Böylece gençler, henüz kendilerini tanıma sürecinin başındayken ileriye dönük belirleyici bir seçimle karşı karşıya kalmaktadır.

Tüm bu etkenler nedeniyle ortaokul ile entegre olarak yapılacak mesleğe yöneltme çalışmaları gençlere çok yararlı olabilmektedir. Gencin kendini, becerilerini, değerlerini, yeteneklerini ve farklı işlerin gerektirdiği nitelikleri tanımasını destekleyen; bütüncül ve gelişim dönemlerine uygun şekilde yapılandırılmış bir hazırlık süreci son derece yararlıdır. Zenginleştirilmiş mesleki rehberlik aktiviteleri ve yakın çevrede gözlemleyebilecekleri iş ve faaliyetler gençlerin farkındalık düzeylerini artırır. Okul başarısı, daha çok severek yapılan dersler, sanat, spor veya boş zaman etkinlikleri ve zorunlu olmadan severek yapılan iş ve uğraşlar gencin mesleki yönelimi hakkında kendi farkındalığını artıran çok önemli etkenlerdir.

Aile üyelerinin veya yakınların gözetiminde yapılacak iş deneyimleri ve meslek gözlem programları gençlerin mesleki ilgi ve isteklerinin ortaya çıkmasını sağlayabilmektedir. Bu gibi yapılandırılmış meslek gözlemleri sonunda, iş yeri yetkilisinin geribildirim vermesi ve gencin iş yerine dair deneyimlerinin belgelendirilmesi de kazanımları pekiştirici bir etki yaratabilmektedir.

Mesleki Karar Verme, Kariyer Planlama

Mesleki karar verme konusunda en çok araştırma yapılan kuramlardan birisi John Holland’ın Mesleki Tipoloji Kuramıdır. Kuram, bireyleri iki veya üç baskın kişilik tipi açısından değerlendirmeyi ve ardından bu tipleri potansiyel iş veya mesleklerle eşleştirmeyi içerir. Kurama göre kişi ve mesleğin özellikleri arasındaki uyum derecesi ne kadar yüksek olursa, muhtemel başarı ve iş tatmini de o kadar yüksek olur. Holland, bireylerin çevrelerine kişilikleri nedeniyle girdiklerini ve bu çevrelerdeki pekiştireçler ve doyumlar nedeniyle bu ortamlarda kaldıklarını öne sürer. Kuramın varsayımlarına göre bireyler; gerçekçi, araştırmacı, sanatçı, sosyal, girişimci ve gelenekçi olmak üzere altı tipin kombinasyonları ile tanımlanabilirler. İş, meslek, çalışma alanı, hobi, eğitim gibi çevreler bu altı tipin kombinasyonundan oluşur. Holland’a göre, insanlar kendi tipinde veya benzer tipte meslek veya iş ararlar ve bulurlarsa başarılı olurlar.

Elbette meslek seçimi kişinin, sadece kendini ya da meslekleri tanıyarak doğru eşleştirmeleri yapması ile açıklanamaz. Meslek seçimi; içinde yaşadığımız dünyanın etkileri, çağın gerekleri, mesleklerin geleceği, ihtiyaçlarımız ve kişisel önceliklerimiz gibi pek çok değişkenden etkilenmektedir. Bu konuya dair son yıllarda yapılan çalışmalardan bir tanesi de Sosyolog K. Tekin Lafçı tarafından gerçekleştirilmiştir. Lafçı, “Gençlerin Meslek Seçiminde Karşılaştıkları Güçlükler Üzerine Bir Değerlendirme” isimli makalesinde üniversite öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen etmenleri, farklı disiplinlerden ve kaynaklardan da yararlanarak güncel bir dille sıralamıştır.

Lafçı’ya göre, meslek seçimini etkileyen etmenlerin başında, “iş imkânı” gelmektedir. Maddi kaygılarla şekillenen bu tercihlerde gençler ilgi ve yeteneklerine uymasa da isteklerinden vazgeçip hangi meslekte daha kolay atanabilirim, hangi bölümden mezun olursam daha çabuk iş bulabilirim, kaygısıyla hareket etmektedirler.

Sosyo-ekonomik durum ve sosyo-kültürel çevre ise meslek seçimini etkileyen bir diğer faktördür. Gencin yetiştiği çevrede aile paraya ihtiyaç duyuyorsa genç iş hayatına daha erken atılmaktadır. Burada ailenin etkisi özellikle gelir durumu sosyo-ekonomik açıdan önemli bir etken olmaktadır. Bireylerin meslek hayatına yön veren en önemli etkenlerden bir tanesi de kişinin sosyo-kültürel çevresi içinde hissettiği duygu ve düşüncelerle ilgilidir. Gençlerin yaşadıkları yerleşim yerleri bireylerin yaşam şeklini, hayata bakışını hatta konulara bakış açısını bile etkileyebilmektedir.

Rol modeller ve toplum baskısı da gencin meslek tercihlerini etkileyen diğer unsurlardır. Gençler kendilerine rol model olarak gördükleri insanların mesleklerine yönelirken, toplumun mesleklere yüklediği anlamlar nedeniyle de istemese de bazı mesleklere zorlanmakta ya da bazı mesleklerden uzaklaşabilmektedirler. Lafçı, toplum baskısı başlığını sadece bireye yapılan fizyolojik, somut baskılar değil aynı zamanda bireye uygulanan psikolojik baskıların da olduğunu hatırlatmaktadır.

Meslek seçimi konusunda, yaş ve cinsiyet de önemli olan diğer durumlardır. Lafçı’nın derlediği bilgilere göre yaşı büyük olan gençlerin, mesleklere karşı tutumu daha olumlu iken yaşı küçük olan gençlerin çevrelerinden etkilenmeleri söz konusudur. Ayrıca mesleklere dair kişisel, toplumsal, kültürel veya coğrafi değerlendirmelerin de özellikle cinsiyete bağlı meslek seçimlerini etkilediği değerlendirilmektedir.

Yükseköğretime giriş sisteminde gerekli olan puan yeterliliğine sahip olabilmek ve tekrar sınava girmeme isteği, kişinin hangi mesleği seçeceği konusunda önemli dış değişkenler olabilmektedir.

Ülkemizde adayların ön lisans ve lisans eğitimi veren kurumlara yerleştirilmesi için Yükseköğretim Kurumları Giriş Sınavı (YKS) uygulanmaktadır. YKS, üniversite eğitimi görmek isteyen tüm 12. sınıf ve mezun adayların girebildiği ve istediği bölüm için yeterli puanı alması gereken, yılda bir kez düzenlenen ve alt testlerden oluşan bir sınavdır. Bu durumda, öğrenci kendisine uygun olduğunu düşündüğü ve mesleki ilgisinin belirginleştiği bir alanda eğitim veren programa kabul edilmek için süresi sınırlı bir sıralama sınavına girerek gerekli başarı sırasını elde etmek zorundadır. Bu durum aynı zamanda öğrencinin karşısına ek bir hazırlık süreci ve zorunluluklar listesi çıkarmaktadır. Ancak yeterli sıralamayı elde edemediğinde, meslek seçimini karşılayabilecek alternatif programlara yönelmek zorunda kalmaktadır.

Yukarıda belirtildiği gibi, YKS yılda yalnızca bir kez yapılır ve sonuçların açıklanmasının ardından adaylar tercih dönemine girer. Bu dönemde adaylar, en fazla 24 programı en çok istediklerinden en az istediklerine doğru sıralayarak tercih listelerini oluştururlar. Tercihler, adayın başarı sırasına göre değerlendirilir ve işlem görür. Bu süreç teknik bilgi gerektirdiği için büyük bir dikkatle yürütülmelidir. Ancak bu aşamada sıralama hataları yapmak ya da istemediği programları listeye eklemek gibi sorunlar yaşanabilmektedir. Böyle durumlar, adayın yeniden sınava hazırlanmasına veya istemediği bir bölümde eğitim almak zorunda kalmasına yol açabilir. Bu nedenle, uzmanlar tarafından sunulan tercih danışmanlığı bu süreçte önemli bir ihtiyaç hâline gelmektedir.

Mesleki Yönelim Testleri, Envanterler

Mesleki yönelimi belirlemede kullanılan test ve envanterlerden söz etmek gerekmektedir. Bu ölçeklerin birçok yararının yanında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar da bulunmaktadır. Öncelikle, ölçekler kişinin yalnızca o anki durumunu ölçer. Testin uygulamasını yapan kişinin mevcut duygu, düşünce ve koşullarına göre verdiği yanıtların değişmez bir yargı olarak kabul edilmesi ve buna göre değerlendirme yapılması hatalı sonuçlara yol açabilir. İlgi, istek, kişilik ya da mesleki yönelim ölçekleri de dâhil olmak üzere tüm ölçme araçları, bireyin o anda verdiği cevaplara dayanır. Oysa henüz ortaya çıkmamış bir ilgi ya da yönelim, farklı yaşam deneyimleriyle zaman içinde değişebilir. Ayrıca kişilik testlerindeki yanıtların, sabit ve değişmez bir kişilik yapısını ölçtüğü varsayımı da yanıltıcı olabilir. Özellikle ergenlik döneminde ölçülmeye çalışılan ilgi, istek, beceri, kişilik ve mesleki yönelim gibi özelliklerin sürekli bir gelişim ve değişim içinde olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Dikkat edilmesi gereken ikinci önemli konu, ölçeklerin geçerlik ve güvenirliği meselesidir. Yıldız Kuzgun ve Muharrem Kepçeoğlu gibi akademisyenlerimizin yanı sıra Holland gibi önemli yabancı kuramcılar tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış birçok ölçek bulunmaktadır. Ancak ulusal standardizasyonu yapılmamış, farklı dil ve kültürlere göre hazırlanmış ölçekler yanıltıcı sonuçlar verebilmektedir. Bu nedenle, testleri uygulayan kişinin alanında uzman olması ve kullanılan ölçeklerin kültürel eş değerlik çalışmalarının bilimsel olarak tamamlanmış olması büyük önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, kendini tanıma yolcusunun en önemli işlerinden birinin de meslek seçimi olduğunu söyleyebiliriz. İnsanın işi; ihtiyaçlarını karşılamasının bir yolu olduğu kadar kimliğini, statüsünü, yaşam alanını, imkânlarını, aldığı doyumu da etkileyebilmektedir. Ayrıca seçilen iş, ruhsal bir varlık olan insanın sosyal ihtiyaçlarını, bedensel sağlığını, kendisi ve çevresiyle kuracağı dengeyi belirleyen etkenlerden biri olmaktadır.

Bireyin kendini, sahip olduğu gizil güçleri, iş alanlarını ve mesleklerin gerektirdiği özelliklerle kendi niteliklerini karşılaştırarak tanıması; edindiği deneyimlerle mesleki tercihlerini netleştirmesi ile doğru işe yönelmesi mümkün görülmektedir. Yazıyı, eğitim bilimleri alanında önemli katkılar sunmuş akademisyen Kepçeoğlu’nun kendini gerçekleştiren birey tanımındaki şu anlamlı ifadeyle tamamlayalım: “Kim olduğu hakkında bilgisi olan bireyler, kim olabileceği hakkında da daha tutarlı bir görüşe sahiptirler.”

Yazan:
Gürcan Avcu
Uzman Psikolojik Danışman

Kaynakça

Yeşilyaprak, B. “Mesleki Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığı: Kuramdan Uygulamaya”. Pegem Akademi Yayıncılık (16. Baskı). Ankara, 2024

Kuzgun, Y. “Meslek Danışmanlığı: Kuramlar ve Uygulamalar” Nobel Akademik Yayıncılık (8. Baskı). Ankara, 2022

Kuzgun, Y. “Meslek Gelişimi ve Danışmanlığı” Nobel Akademik Yayıncılık (4. Baskı). Ankara, 2014

Super, D. E., Savickas, M. L. ve Super, C. M. “The life-span, life-space approach to careers”. In D. Brown ve L. Brooks (Eds.), “Career choice and development” (pp. 12 1- 178). San Francisco, CA. Jossey-Bass. (1996)

Tuzcuoğlu, S. “Meslek Seçimi ve Önemi”, M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 6: 265-280. 1994

Lafçı, K. T. “Gençlerin Meslek Seçiminde Karşılaştıkları Güçlükler Üzerine Bir Değerlendirme”. https://dergipark.org.tr/tr/pub/use/issue/55416/759808, Uluslararası Sosyoloji ve Ekonimi Dergisi. (Sayı-1, Sayfa 97-120, Yıl 2018)

Holland, J. L. “Making vocational choices: A theory of vocational personalities and work environments” (3rd ed.). Odessa, FL: “Psychological Assessment Resources”. (1997)

Erkut, E. “Kariyer yolunda”. Terakki Gelişim Dergisi. Sayı 18 Sayfa 20-27. Roportaj https://adim.terakki.org.tr/gelisim-dergisi-2019-sayi-18/?tblci=GiB57NVEwBvVxDvHyjJgVeCpEJ1waAqvSoEjYrpXe6UsxSC0iEUoltzU5tqou_q7ATC43Ec

İstengel Y. “Meslek Seçimi ve Kariyer Planlama”. Terakki Gelişim Dergisi. Sayı 18, Sayfa 16-19.

https://adim.terakki.org.tr/gelisim-dergisi-2019-sayi-18/?tblci=GiB57NVEwBvVxDvHyjJgVeCpEJ1waAqvSoEjYrpXe6UsxSC0iEUoltzU5tqou_q7ATC43Ec

https://orgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2025_02/13102501_liseogrencileriicinkariyergelisimiveplanlamapsikoegitimprogramikagep.pdf

https://www.osym.gov.tr/TR,1369/meslek-seciminde-bilinmesi-gerekenler.html

https://orgm.meb.gov.tr/www/mesleki-rehberlik-programlari/icerik/3138